Birisi size yardım teklif ettiğinde ilk düşünceniz “Ne kadar düşünceli” değil, “Bunun karşılığında ne isteyecek?” olabilir. Yeni tanıştığınız kişinin samimiyetinden kuşkulanabilir, yakın arkadaşınızın anlattıklarını başka bir amacı olup olmadığını düşünerek dinleyebilirsiniz. İnsanlara güvenmek, yalnızca doğru kişiyi bulma meselesi olmaktan çıkıp sürekli tetikte kalmayı gerektiren yorucu bir işe dönüşebilir.
Temkinli olmak kendi başına sorun değildir. Güven, karşıdaki kişinin davranışlarını gözlemleyerek oluşur; herkesle aynı açıklıkta ilişki kurmak gerekmez. Ancak tehlike beklentisi bütün ilişkilere yayılıyor, olumlu deneyimler bile kuşkuyu değiştirmiyor ve yakınlık kurmak giderek zorlaşıyorsa, bu beklentinin nasıl çalıştığını anlamak yararlı olabilir. Güvensizlik / kötüye kullanılma şeması, bu deneyimi ele almak için kullanılan çerçevelerden biridir.
Güvensizlik / kötüye kullanılma şeması nasıl bir beklentiyi anlatır?
Bu şema, başkalarının fırsat bulduklarında kişiye zarar vereceği, onu aldatacağı, küçük düşüreceği veya kendi çıkarı için kullanacağı beklentisini ifade eder. Cambridge’in şema terapiye ilişkin açıklamasında da temel vurgu, ilişkilerde zarar görme beklentisidir. Bu kavramı kendinizde tanıdık bulmanız, kesin bir tanı aldığınız anlamına gelmez.
Beklenti bazen açık bir düşünce olarak gelir: “İnsanlar sonunda kendi çıkarını seçer.” Bazen ise nedeni kolay açıklanamayan bir gerginlik şeklinde yaşanır. Birinin size yaklaşması, rahatlatmak yerine savunmaya geçme ihtiyacı doğurabilir. Kişi karşısındakini tanımaya çalışırken aynı zamanda açığını vermemeye, zayıf görünmemeye ve sonradan kullanılabilecek hiçbir şey paylaşmamaya uğraşabilir.
Burada önemli olan güvensizliğin haklı mı haksız mı olduğuna hemen karar vermek değildir. Hangi ilişkiye, hangi davranışa ve hangi risk alanına yönelik olduğunu ayırt etmektir. Birinin sır saklama konusunda güvenilir olmaması ile her konuda zarar vermeye çalışması aynı iddia değildir. Şema çerçevesi, bu geniş genellemeleri incelemeye yardımcı olabilir; gerçek kötü davranışları görmezden gelmek için kullanılmamalıdır.
Geçmişte incinmek bugünkü ilişkileri neden etkileyebilir?
İhanet, alay edilme, sınır ihlali veya verilen sözlerin tekrar tekrar tutulmaması, sonraki ilişkilerde daha dikkatli olmayı anlaşılır hale getirebilir. Kişi benzer bir incinmeyi yaşamamak için küçük ayrıntıları izlemeye başlar. Bu dikkat bir süre koruyucu olabilir. Fakat geçmişte işe yarayan alarm, farklı bir kişiyle kurulan ilişkide de aynı yoğunlukta çalışabilir.
Bir kişiden öğrenileni herkese taşımak
Örneğin daha önce özel bir konuşması başkalarına aktarılmış biri, yeni arkadaşına sıradan bir sıkıntısını bile anlatmakta zorlanabilir. “Bu kişi beni dinliyor” bilgisi ile “İnsanlar anlattıklarımı kullanır” beklentisi yan yana durur. Yeni kişinin güvenilir davranışları istisna sayılırken tek bir belirsiz hareket eski beklentiyi destekleyen kanıt olarak görülebilir.
Bu süreç bilinçli bir tercih olmak zorunda değildir. Zihin benzer durumlarda hazırlıklı olmaya çalışıyor olabilir. Bununla birlikte, bütün güvensizlik deneyimlerini çocuklukla açıklamak doğru değildir. Yetişkinlikte yaşanan ilişkiler, mevcut çevrenin güvenliği, uzun süreli stres ve kişisel baş etme biçimleri de değerlendirmeye katılmalıdır. Bugünkü kuşkudan geçmişte ne yaşandığını kesin olarak çıkarmak mümkün değildir.
İyi niyetin de şüpheli görünmesi
Bir iltifat çıkar beklentisi, yardım teklifi borçlandırma çabası, yakınlık ise kontrol hazırlığı gibi yorumlanabilir. Böylece ilişkiye dair olumlu verilerin içeri girmesi zorlaşır. Kişi “Henüz gerçek yüzünü göstermedi” diyerek her tutarlı davranışı geçici kabul ederse, güvenin gelişebilmesi için ulaşılabilir bir ölçüt kalmayabilir.
Bu noktada kendinize “Ne olursa biraz daha güvenebilir sayarım?” diye sormak açıklayıcı olabilir. Cevap “Hiçbir şey yeterli değil” ise, sorun yalnızca karşıdakinin davranışı olmayabilir. Öte yandan belirlediğiniz somut koşullar sürekli ihlal ediliyorsa, daha fazla güvenmeye zorlanmak yerine ilişkinin sınırlarını yeniden değerlendirmek gerekir.
Sağlıklı temkin ile yorucu kuşku arasındaki fark
Sağlıklı temkin yeni bilgiye göre değişebilir; yaygın kuşku ise bilgi ne olursa olsun aynı sonuca ulaşabilir. Temkinli kişi bir davranışı gözler, gerekirse soru sorar ve yanıtı sonraki davranışlarla birlikte değerlendirir. Yoğun güvensizlikte ise açıklamanın kendisi bile daha iyi gizlenmiş bir niyetin işareti gibi hissedilebilir. Bu ayrım kesin bir test değil, örüntüyü fark etme yoludur.
Bir arkadaşınız buluşmayı iptal ettiğinde, sebebini öğrenmek ve bunun tekrarlanıp tekrarlanmadığına bakmak temkinli bir değerlendirmedir. Tek iptalden “Beni kullanıyor, zaten kimse dürüst değil” sonucuna varmak daha geniş bir yorumdur. Elbette arkadaşınızın geçmişteki davranışları önemlidir. Olayı bağlamından koparmadan incelemek, hem kendinizi korumanıza hem gereksiz genellemeleri azaltmanıza yardımcı olur.
Güvenin ölçüsü hiç rahatsız olmamak değildir. Birine güvenirken anlaşmazlık yaşayabilir, bazı konularda sınır koyabilir veya bir açıklamayı yetersiz bulabilirsiniz. Güven, sorun çıktığında konuşulabileceğine ve karşı tarafın davranışının zaman içinde değerlendirilebileceğine dair bir dayanaktır. Kusursuz insan aramak ise güvenin başlayabilmesi için gerçekleşmesi mümkün olmayan bir koşul yaratabilir.
Kendini koruma çabası yakınlığı nasıl zorlaştırabilir?
Güvenmekten kaçınan kişi çoğu zaman ilişkisini bozmayı değil, incinmeyi önlemeyi amaçlar. Yine de kullanılan yöntemler yakınlığın gelişmesini engelleyebilir. Hiç kişisel bilgi paylaşmamak, her sözü sorgulamak veya karşı tarafı sınamak, diğer kişinin nasıl bir ilişki kurulmak istendiğini anlamasını zorlaştırır. Koruyucu davranışın niyeti ile ilişkide yarattığı etki farklı olabilir.
Kontrol etmek ile bilgi edinmek aynı değildir
Telefonu gizlice kontrol etmek, sosyal medya hareketlerini sürekli takip etmek veya aynı soruyu farklı biçimlerde sorarak çelişki aramak kısa süreli bir güven hissi verebilir. Fakat bir süre sonra daha çok kontrol gerektirebilir. Ayrıca mahremiyet ve karşılıklı saygı sorunları doğurur. Bilgi edinmek, açık konuşma ve sınırlarla yürütülebilir; gözetim, güvenin yerini sürdürülebilir biçimde doldurmaz.
Kişi hiçbir şüpheli durum bulamadığında bile “Daha iyi saklıyor olabilir” diyorsa, kontrolün hangi soruyu yanıtlamaya çalıştığını düşünmek gerekir. Mutlak kesinlik arandığında hiçbir inceleme yeterli gelmeyebilir. Amaç bütün riskleri sıfırlamak yerine, makul bilgiyle karar verebilmek ve bir sorun oluşursa ne yapabileceğinizi bilmektir.
Hiç ihtiyaç belirtmeden karşı tarafı sınamak
Bazen kişi kırıldığını söylemez ve diğerinin bunu kendiliğinden fark etmesini bekler. Fark edilmediğinde “Demek ki önemsemiyor” sonucuna varır. Oysa karşıdaki kişi sorunun varlığından haberdar olmayabilir. İhtiyacı söylemek, onu karşılamayı garanti etmez; fakat ilişkinin gerçek kapasitesi hakkında gizli testlerden daha anlaşılır bilgi sağlar.
Örneğin “Anlattığım konunun aramızda kalmasını istiyorum” demek, mahremiyet beklentisini belirginleştirir. Sonraki davranışları bu açık sınır üzerinden değerlendirebilirsiniz. Karşı tarafın sınırınızı küçümsemesi veya tekrar tekrar ihlal etmesi önemli bir veridir. Sınırınızı saygıyla karşılaması da değerlendirmeye alınması gereken başka bir veridir.
Güveni bir anda vermek yerine kademeli kurmak
Güven her alanda aynı düzeyde olmak zorunda değildir. Bir arkadaşınızla keyifle vakit geçirebilir ama maddi konularda ortaklık kurmak istemeyebilirsiniz. Bir iş arkadaşınız görevlerini zamanında yerine getirirken duygusal bir konuda iyi bir dinleyici olmayabilir. Güveni parçalara ayırmak, “Ya tamamen açılırım ya kimseye yaklaşmam” ikilemini yumuşatır.
Kademeli yaklaşımda önce düşük riskli, geri dönüşü mümkün bir paylaşım seçilir. Örneğin yeni tanıştığınız birine bütün geçmişinizi anlatmak yerine, gündelik bir konuda görüşünüzü söyleyebilirsiniz. Tepkisini, farklı fikre yaklaşımını ve sınırınıza saygısını gözlersiniz. Bu bir tuzak kurma veya kişiyi gizlice puanlama çalışması değildir; ilişkiyi zaman içinde tanımaktır.
Paylaşımın ardından yalnızca ne kadar kaygılandığınıza bakmayın. Gerçekte ne olduğunu da not edin. “Beni yargılayacağını düşündüm; sözümü kesmeden dinledi” gibi bir gözlem, beklenti ile sonuç arasındaki farkı görünür kılabilir. Olumlu bir deneyimden hemen tam güven çıkarmak gerekmez. Aynı şekilde tek bir belirsiz tepki bütün ilişkiyi geçersiz kılmak zorunda değildir.
Bir sonraki adımı atıp atmayacağınıza siz karar verirsiniz. Güven geliştirmek, mahrem bilgileri açıklamak veya istemediğiniz bir yakınlığa razı olmak anlamına gelmez. Kendi hızınızı belirleyebilmek sürecin önemli parçasıdır. “Bu konuyu henüz paylaşmak istemiyorum” diyebildiğiniz bir ilişki, sınırlarınızın nasıl karşılandığını da gösterebilir.
Şüphe yükseldiğinde kanıtı ve yorumu ayırmak
“Bir şey var gibi hissediyorum” önemli bir iç deneyimdir, ancak tek başına karşı tarafın niyetini kanıtlamaz. Duyguyu ciddiye almak ile duygunun önerdiği sonuca hemen inanmak farklıdır. Şüphenin hangi somut davranışla başladığını belirlemek, belirsiz bir huzursuzluğu ele alınabilir bir meseleye çevirebilir.
Kısa bir değerlendirmede dört soruya bakabilirsiniz: Ne oldu? Ben buna hangi anlamı verdim? Başka hangi açıklamalar mümkün? Kendimi koruyarak hangi bilgiyi edinebilirim? Örneğin birinin sesinin değişmesi yorgunluk, acele veya kızgınlıkla ilişkili olabilir. “Bana kızdın mı?” sorusunu suçlamadan sormak, uzun süre tahmin yürütmekten daha fazla bilgi sağlayabilir.
Alternatif açıklama üretmek, olumlu düşünmeye mecbur olmak değildir. Karşıdaki kişinin dürüst olmayabileceği ihtimali de değerlendirmede kalabilir. Ama tek bir ihtimali gerçek kabul etmeden, davranışların zaman içindeki tutarlılığına bakılır. Özellikle sürekli kendinizi ikna etmeye çalışıyorsanız, gözlediğiniz somut sorunları küçültüp küçültmediğinizi de sorgulamak önemlidir.
Bu çalışmayı saatler süren bir incelemeye dönüştürmemek gerekir. Her mesaj için sayfalarca analiz yapmak, kuşkunun etrafında daha çok zaman geçirmeye neden olabilir. Kısa bir not, gerekli bir soru ve ardından günlük yaşama dönüş çoğu zaman daha uygulanabilir bir çerçevedir. Düşünmeyi sonlandırmakta belirgin zorlanma varsa bunu profesyonel görüşmede ele alabilirsiniz.
Örneğin bir arkadaşınızın kısa cevabını düşündüğünüzde, o gün sizin de yorgun veya hassas olup olmadığınızı hesaba katabilirsiniz. Bu, hislerinizi geçersiz kılmaz; yorumun oluştuğu ortamı genişletir. Karar vermeyi biraz ertelemek, hem kaygılı varsayımları hem de gerçek sorunları daha sakin değerlendirme fırsatı sunabilir. Belirsizliği fark etmek, kendinizi ikna etmek zorunda olmadan bekleyebilmenize alan açar.
Güven sarsıldıysa onarımın göstergeleri nelerdir?
Güven kaybından sonra yalnızca özür duymak yeterli olmayabilir. Onarım, yapılan davranışın açıkça kabul edilmesini, etkisinin anlaşılmasını ve zaman içinde farklı davranılmasını gerektirebilir. “Artık bunu konuşma” baskısı ile sorumluluk almak aynı şey değildir. İncinen kişinin kendi hızına ve kararına saygı duyulması da önemlidir.
Örneğin özel bir bilginizi paylaşmış bir arkadaşınız, önce bunu inkâr edip sonra sizi fazla hassas olmakla suçluyorsa, konu yalnızca sizin güvenmekte zorlanmanız değildir. Buna karşılık davranışını kabul etmesi, mazeretlerle sorumluluktan kaçmaması ve mahremiyet sınırınıza sonraki ilişkide uyması, değerlendirmeye alınabilecek onarım işaretleridir. Bunlar güvenmek zorunda olduğunuz anlamına gelmez.
Bazen ilişkinin belirli alanlarını sürdürmek, bazılarını sınırlamak mümkün olabilir. Bazen de uzaklaşmak daha uygun bulunabilir. Affetmek, yeniden yakınlaşmak ve güvenmek birbirinden ayrı kararlardır. Birini affetmeyi seçseniz bile aynı erişimi veya mahremiyeti yeniden vermek zorunda değilsiniz. Bu ayrım, kendinizi koruma hakkınız ile duygusal sürecinizi birbirine karıştırmamanıza yardımcı olur.
Gerçek kötüye kullanım varsa mesele daha çok güvenmek değildir
Tehdit, aşağılama, zorlayıcı kontrol, ekonomik baskı veya mahremiyetin sistematik ihlali karşısında rahatsızlık duymak anlaşılırdır. Böyle bir durumda “Güvensizlik şemam var, demek ki ben abartıyorum” diye düşünmek güvenliğinizi ikinci plana atabilir. Psikolojik kavramlar, başkasının zarar verici davranışına katlanmanız için gerekçe olmamalıdır.
Güvenli olmadığını düşündüğünüz bir ilişkide yüzleşmek veya açıklama istemek her zaman uygun ilk adım değildir. Kişisel koşulları bilen bir uzmanla ve güvenilir destek kişilerinizle seçenekleri değerlendirmek daha uygun olabilir. Sınır koymanın sonuçları da hesaba katılmalıdır. Genel iletişim önerileri, baskı ve şiddet içeren ilişkiler için otomatik olarak uygulanamaz.
Benzer biçimde geçmişte zarar görmüş olmanız, yaşadıklarınızı kanıtlamak için ayrıntıları paylaşmanız gerektiği anlamına gelmez. Profesyonel destek ararken de hangi konuyu ne kadar anlatacağınızı konuşabilirsiniz. Güven, kişinin kontrol duygusunu elinden almakla değil, seçeneklerini ve sınırlarını anlaşılır hale getirmekle desteklenir.
Yakınlık isteği ile korunma ihtiyacını birlikte taşımak
Bir yanınız insanlara yaklaşmak, diğer yanınız uzak kalmak isteyebilir. Bu çelişkiyi hemen çözmek zorunda değilsiniz. “Yakınlık istiyorum ve incinmekten çekiniyorum” demek, iki ihtiyacı da görünür kılar. Kendinizi yalnızca soğuk, kuşkucu veya zor biri diye tanımlamak ise bu ihtiyaçların nedenlerini anlamayı güçleştirir.
Güven kurarken sadece karşı tarafı değerlendirmek değil, kendinize duyduğunuz güveni de geliştirmek önem taşıyabilir. Bir sınır ihlalini fark edebileceğinize, gerekirse yardım isteyebileceğinize ve kararınızı değiştirebileceğinize inanmak, bütün riskleri önceden kontrol etme yükünü azaltabilir. Burada amaç hiç yanılmamak değildir; yanıldığınızda da seçenekleriniz olduğunu bilmektir.
Destek ağının çeşitlenmesi de yararlı olabilir. Bütün sırları tek kişiye açmak veya her ihtiyacı tek ilişkiden beklemek zorunda değilsiniz. Farklı ilişkiler farklı biçimlerde güvenli olabilir. Birinin pratik yardımına, başka birinin dinleme becerisine güvenebilirsiniz. Böylece yakınlık, tek bir kişinin her durumda kusursuz olması şartına bağlanmamış olur.
İnsanlara güvenmekte zorlanıyorsanız psikolojik destek
Kuşku nedeniyle ilişkilerden kaçınıyor, sürekli kontrol yapıyor veya geçmişteki incinmeleri bugünden ayırmakta zorlanıyorsanız, bireysel terapi desteğini değerlendirebilirsiniz. Görüşmelerde hem mevcut ilişkilerin koşulları hem de güvenle ilgili beklentileriniz ele alınabilir. Uygun çalışma biçimi, kişisel ihtiyaçlar ve değerlendirme doğrultusunda belirlenir; herkese aynı yöntem önerilmez.
Oğuzhan Kaplan ile online görüşmede güven konusunu ele almak
Birine açılmak başlı başına zor geliyorsa, bu çekince görüşmenin başlangıç konusu olabilir. Felicita Psikoloji’den Psikolog Oğuzhan Kaplan ile online görüşme planlayarak neyi paylaşmaya hazır olduğunuzu, sınırlarınızı ve destekten beklentinizi konuşabilirsiniz. Sürecin çerçevesi ve gizlilik konularını sormak, ilişkiyi anlamanın doğal bir parçasıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
İnsanlara güvenememek bir hastalık mı?
Tek başına bu ifade bir tanı değildir. Güven güçlüğü geçmiş deneyimler, güncel ilişkiler veya farklı psikolojik süreçlerle ilişkili olabilir. Ne kadar yaygın olduğu, yaşamınızı nasıl etkilediği ve hangi koşullarda ortaya çıktığı kişisel değerlendirmeyle anlaşılır.
Güvensizlik şeması olan herkes ihanete uğramış mıdır?
Hayır. Böyle bir beklentiden belirli bir geçmiş olayın yaşandığı sonucu çıkarılamaz. Pek çok deneyim ve ilişki koşulu etkili olabilir. Aynı olaydan geçen kişilerde aynı örüntünün gelişmesi de zorunlu değildir.
Birine güvenmek için her şeyi anlatmam gerekir mi?
Hayır. Güven ile sınırsız açıklık aynı şey değildir. Mahremiyetinizi koruyabilir, belirli konuları paylaşmayabilir ve yakınlığın hızını kendiniz belirleyebilirsiniz. Sınırlarınıza nasıl karşılık verildiği, ilişkiyi değerlendirirken önemli bir bilgidir.
Sezgilerime mi yoksa karşımdakinin açıklamasına mı güvenmeliyim?
İkisini de tek başına kesin kanıt saymak yerine somut davranışları ve zaman içindeki tutarlılığı değerlendirebilirsiniz. Huzursuzluğunuz dikkate değerdir; ancak anlamı araştırılmalıdır. Açıklamalarla davranışlar sürekli çelişiyorsa bu çelişkiyi küçümsememek gerekir.
Güvenim kırıldıktan sonra ilişkiye devam etmek zorunda mıyım?
Hayır. Onarımın mümkün olup olmadığını değerlendirebilir, sınırlar koyabilir veya uzaklaşmayı seçebilirsiniz. Özür, affetme ve yeniden güvenme farklı süreçlerdir. Kararınızın baskı altında değil, kendi ihtiyaçlarınız ve güvenliğiniz dikkate alınarak verilmesi önemlidir.
Psikoloğa da güvenemiyorsam terapiye nasıl başlayabilirim?
İlk görüşmede bu güçlüğü doğrudan söyleyebilirsiniz. Gizlilik, çalışma biçimi ve paylaşım sınırları hakkında soru sormak uygundur. Her şeyi ilk seansta anlatmanız gerekmez. Uzmanla kurulan ilişkinin size uygunluğunu değerlendirmek için zamana ihtiyaç duyabilirsiniz.
